Değişik bir toplumuz vesselam: Gelenek
göreneklerimiz, yaşam tarzımız, olaylara bakış açımız, kendimiz koyup içinde boğulduğumuz kurallarımız, genel geçer ilkelerde bile kaideyi
bozuşlarımız…
İşi gücü bırakıp toplum olarak sadece
yaptıklarımızı izlesek ne komedi filmlerine ihtiyaç kalır ne stand-up
gösterilere... Orta Asya bozkırlarında at koştururken mi bu hale geldik, yerleşik
yaşam mı bizi bozdu? bilmiyorum. Lakin tuhaflığın genlerimizde olduğu muhakkak.
İşin ilginci toplum olarak bu halimizden, tutumumuzdan, davranışlarımızdan, kurallarımızdan, yaşam tarzımızdan hepimiz de şikâyetçiyiz. Sanırım bu sebepten eğitimcilerimiz, kişisel gelişim uzmanlarımız, psikologlarımız, psikiyatristlerimiz, güvenlik güçlerimiz, devlet büyüklerimiz, güngörmüş teyzelerimiz, yaşlı amcalarımız, beşikte kafa sallayanlarımız, kısacası en büyüğümüzden en küçüğümüze hepimiz yıllardır toplumu düzeltmeyi denedik, olmadı. Hatta Avrupa Birliği bile olaya el attı. Bize hiç uymayan yasalarla bizleri kendilerine uydurmayı onlar da denedi, yine olmadı.
Ne diyelim, biz
böyleyiz. Toplum olarak olmayacak yerde olmayacak tepkiler veririz, ağlanacak
halimize güleriz, kimi zaman ölümüne misafirperveriz, kimi zaman en yakınımızı
kapı dışarı edebiliriz. Her daim yardımseveriz ama ara sıra ne me lazım da diyebiliriz.
Bazen merhamet abidesi, zaman zaman biraz asabiyiz. Karıncayı incitmekten
çekinir, her şeyi kırıp dökebiliriz. Üzerinize afiyet acaba az biraz acayip miyiz?
Lakin kimse düzeltmeye çalışmasın bizi. Yok yahu, vallahi biz böyle güzeliz!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder