Gece bir sivrisinek vızıltısıyla uyanıyorum. Sivrisinekler
herkesin malumu. Işığı kapattığın an kulağının tam dibinde vızıldamaya başlar,
ışık açıldığı an sırra kadem basar. Böyle korkak, hain, kaçak köçek dövüşen bir
cibilliyetsizle muhatap olmak istemediğimden çekiyorum yorganı kafama ve
uyuyorum ertesi güne nasılsa eceliyle ölür, belasını benden bulmasın diyerek.
Erken konuştuğumu ertesi gün anlıyorum. Gece yine kulağımın dibinde vız vız…
Demek ki ömürleri iki günmüş diye yine sivrisinekle sivrisinek olmayıp
çekiyorum yorganı kafama. Ertesi gün yine geliyor bizimki. Her gün bir sonraki
güne çıkmaz diye umut etsem de her gece şaşırtmayı başarıyor beni. Yaklaşık on gün
sürüyor bu umutlu bekleyiş. Lakin nafile… Bir ara evde açık bir yer mi var,
başka sinekler mi giriyor diye köşe bucak her yeri araştırıyorum ama yok. Bir
sivrisineğin bu kadar uzun yaşamasını aklım almıyor. Birden fazlalardı ve
çiftleşip ürediler artık maaile yaşıyorlar, biri ölünce neslini diğeri devam
ettiriyor diyeceğim ama öyle bir durum da yok zira en başından beri tek sinek
olduğuna adım gibi eminim. Kafama takılıyor, gecenin bir vakti kalkıp arama
motoruna, o korkunç cevabı alacağım soruyu yazıyorum.
Açılan sayfada gördüğüm sayıyı uyku sersemi yanlış okumuşumdur
diye avutuyorum kendimi. Gözlerimi ovuşturup tekrar bakıyorum lakin “Dişileri
60-90 gün yaşar.” ibaresi değişmiyor.
Uykum birden açılıyor. Öğrendiğim gerçekler bununla da bitmiyor. Bir sivrisineğin
ortalama üç yüz kadar yumurta bırakabildiğini ve üstelikte bunu tek seferde
yapabildiğini öğreniyorum. Sadece dişilerin bu kadar yaşadığı, erkeklerin
ömrünün 2-3 gün olduğu bilgisinden hareketle on gündür evimde ikamet eden
davetsiz ve yüzsüz misafirin dişi olduğunu da tescilliyorum böylece. Evimdeki
olası yumurta potansiyeli beynimde şimşek gibi çakıyor. Üç yüzünün birden
dünyaya gelip onların da çiftleşip korkunç bir hızla çoğalacakları gerçeği
tüylerimi ürpertiyor. Yılanın başını küçükken ezmeyip on gün boyunca evimde
ikamet etmesine daha doğrusu koloni kurmasına izin verdiğim için kızıyorum
kendime. Tek tesellim kasım ayında olmamız oluyor. Artık kış mevsimi yaklaştı
en fazla ne kadar daha yaşayabilirler ki derken bazı türlerinin elli derecenin
altındaki soğuk ortamlarda bile kendilerine bir delik bularak kış uykusuna
yatabildiklerini ve bu türlerin altı aya kadar yaşayabildiklerini öğreniyorum.
Asıl yıkıcı haberleri ertesi gün bir biyolog arkadaşımdan alacağımdan habersiz,
sarsılmış ve çaresiz bir şekilde yatağıma kıvrılıyorum.
Sivrisineklerin kanımızı emmek için iğne şeklindeki ağızlarını
derimize soktuğunu ve kanımızı emerken kan pıhtılaşmasın diye derimizin içine
tükürdüklerini söylüyor arkadaş. Tüm sinirlerim zıplıyor. Eve gidip “İnsan yediği
çanağa tükürür mü şerefsiz sivrisinek?” diye bağırmak geliyor içimden. Gözlerim
büyüyor, fırsatım varken öldürmediğim, düşmanımı küçümsediğim için bir kez daha
kızıyorum kendime. Tüm bunlar yetmezmiş gibi arkadaşım bir de damarlar
konusunda seçici olduklarını, damar beğenmediklerini söylüyor. “Deri bizim
derimiz onun vücuduna giren bir boru yok tabi. Beğenmezse başkasını deliyor
demek oh ne ala memleket” diye söylenirken bir de sıtma bulaştırdıkları
bilgisini veriyor arkadaş yeterince vurmamış gibi.
İnsanlara bulaştırdıkları sıtmanın sonra kendilerine geçtiğini
ve sıtmadan öldüklerini öğrenmek günün tek güzel haberi oluyor. İlahi adalet
diye haykırmamak için zor tutuyorum kendimi lakin yüzüme pis bir gülümseme
yayılmasına engel olamıyorum. Ancak sıtma riski gülümsememin kısa ömürlü
olmasına neden oluyor. Bu tehlikeye daha fazla maruz kalmak istemiyorum. Derimi
delsin, içime tükürsün, evime koloni kursun, bir de sıtma bulaştırsın. Eve
gider gitmez o haini bulup, ellerimle öldüreceğim diye kuruluyorum iyice. Sonra
birden on gündür aynı çatı altında yaşadığımız halde beni hiç ısırmadığını fark
ediyorum. Az önce söylediklerim için kötü hissediyorum kendimi, ister istemez
bir sempati geliştiriyorum benimkine. Bırak öldürmeyi neredeyse eve gidince
öpeceğim. Bu düşüncemi dile getirdiğimde tüm sempatimi yok edecek, dahası iyice
diş bilememe neden olacak bazı gerçekleri dillendiriyor bu kez arkadaş. Meğer
sivrisinekler seçiciymiş, bazı insanların kanlarını emmek istemezlermiş. Nedeni bilinmemekle birlikte bazı kişilerin
kanlarını sevmezlermiş. Demek beni beğenmemiş haspam.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder