NE TÜR BİR HAYRANLIK???
Cumhuriyet tarihimizde bir de Alman
hayranlığı klişesi vardır ki tadından yenmez. Alman hayranlığı deyince akıllarda
ne tür bir hayranlık uyandığı sorusu her zaman merakımı celp etmiştir. Benim
aklıma daima sarı saçlı, mavi gözlü Alman ırkı gelmiştir mesela… Kuvvetle
muhtemel İttihat ve Terakki olaya savaş teknikleri ve silah teknolojisi
boyutunda bakmıştır ama… Alman hayranlığı kısmına sonra değinelim. Ondan önce
biz nasıl ittifak gurubunda yer aldık ona bakalım.
Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşı
başladığında ilk olarak tarafsızlığını ilan etmekle beraber, böyle bir savaşın
dışında kalamayacağının farkına vararak müttefik arayışına başlamış ve bu
süreçte çaldığı ilk kapı itilaf gurubu olmuştur. İtilaf gurubu Osmanlı
Devleti’ni yanında savaşa sokmak istememiş ve Osmanlı’nın tarafsız kalmasını bildirmiştir.
Bunun iki temel nedeni vardır. Birincisi Osmanlı’nın kendilerine maddi anlamda
yük olacağını düşünmeleri, ikincisi ise Rusya’nın Osmanlı üzerindeki tarihi
emelleri… Müttefiklerinin toprak almak istediği bir devleti yanlarında savaşa
sokmaları uygun olmazdı sanırım. Savaş sonunda birlikte omuz omuza çarpıştıkları
Osmanlı’ya “Kardeş, emeğine sağlık ama biz seni biraz paylaşacağız” demek çok
profesyonelce gelmiyor kulağa... En başta politik bir tabir değil.
Şimdi şöyle bir soru gelebilir akıllara…
O zaman neden tarafsız kalmadı? İtilaf gurubunun tarafsız kalmasını istemesi
karşısında Osmanlı bir teklifte bulunmuştur. Kapitülasyonları kaldırın ve
tarafsız kalalım. Lakin bu durum İngiltere’nin işine gelmemiş ve Osmanlı’nın
teklifi reddedilmiştir. Bu noktada hala Osmanlı neden itilaf gurubunda savaşa
girmedi ya da niye tarafsız kalmadı diyenlere, durumla ilgili olarak ünlü bir
politikacımızın bir zamanlar söylediği sözleri söylemek istiyorum: “ Isparta’da
Oxford vardı da biz mi okumadık?”
İttifak gurubuna gelince… Osmanlı velev ki
Alman hayranlığı dolayısıyla savaşa girdi ki bu yersiz bir hayranlık da olmazdı
zira Almanya I. Dünya Savaşı’ndan önce silah sanayisini oldukça geliştirmiş,
siyasal birliğini kurmayı başarmış dahası Sedan Savaşı’nda Fransa’yı yenilgiye
uğratmış kısacası güçlü bir devletti. Ayrıca savaş başladığında taraflar arasında
savaşın ilerleyen zamanlarında ortaya çıkan orantısız güç henüz yoktu. Bir
cenahta İngiltere, Rusya ve Fransa, diğer cenahta ise Almanya,
Avusturya-Macaristan ve İtalya bulunuyordu. İtalya’nın tarafsızlığını ilan edip
sonra taraf değiştireceğini, savaş esnasında bir sürü gizli antlaşma yapılıp
itilaf gurubunun yanına müttefikler çekeceğini, en önemlisi de ABD’nin savaşa
girerek savaşın kaderini değiştireceğini üzgünüm ama o tarihte hiç kimse
öngöremezdi. Küçük bir hatırlatma: I.
Dünya Savaşı, bir dünya savaşı olarak başlamamıştır. 19. Yüzyılda yapılan tüm
savaşlar gibi ittifak savaşları şeklinde başlamış, zaman içerisinde itilaf
bloğu neredeyse tüm devletlerin katıldığı bir blok haline gelmiş ve savaş,
dünya savaşına dönüşmüştür. Bilgilerinize…